KÜTAHYA
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
AğustosEylülEkim
PztSalÇarPerCumCmtPaz
28293031123
45678910
11121314151617
18192021222324
2526272829301
2345678
BAŞKANIMIZIN ADLİ YIL AÇILIŞ KONUŞMASI
Tarih: 05.09.2017 | Okunma Sayısı: 105 | | |

Saygıdeğer Hukukçular; 2017-2018 Adli Yıl açılış törenimize katılımınızdan dolayı öncelikle hepinize teşekkür ediyor, henüz geçmiş kurban bayramınızı da kutluyorum.
Yeni bir adli yıla daha başlıyoruz, bu adli yılımızda da biz hukukçular, yine çok çalışmalı bilgili ve donanımlı olmalıyız. Cesur ve bağımsız olmalıyız. Hiç bir kişinin, grubun yada siyasi oluşumun etkisinde kalmadan adaletin tecellisi, hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı için çaba sarf etmeliyiz. Bu çalışmamız sadece elimizdeki, önümüzdeki dosyalar için olmamalı; her tür hukuksuzluğa karşı dik bir duruş sergileyerek, eğilmeden, bükülmeden doğrunun ve haklının yanında olmalıyız
Her zaman dile getirdiğim gibi, hukuk tahsili almış bir kişinin, bir hukukçunun şahsı için olduğu kadar, içinde bulunduğu topluma karşı da görevleri vardır. Yaptığımız işi sadece meslek olarak, ekmek kapısı olarak görmek, bu topluma yapılacak en büyük kötülüklerden biridir. İdeallerimiz olmalı, fakat bu idealler şahsımızın yanında toplum adına da olmalı, bilgi ve becerilerimizi halkın yararına sunmalı, bu bilgilerimizi hukukun üstün kılınması adına ve insan haklarının savunucusu olarak kullanmalı ve sessiz kalmamalıyız. Hukukun üstünlüğünün, hukuk devletinin, adil yargılanma duygusunun ve toplumsal bilinç ve barışın sağlanması ancak güçlü, cesur ve bağımsız hukukçularla olacağı gerçeğini de unutmamalıyız.
Bir yılı aşkın bir süredir, siyasetçisinden, işadamına, hukukçusundan, bürokratından, işçisine, memuruna kadar toplumun her kesimi olarak, her ortamda konuşuyoruz. 15 Temmuz sürecine nasıl geldik? Niye geldik? Neleri göz ardı etmiştik de geldik? Sebep gayet açık ve ortada... Bizler bunu yıllardır dillendirdik, devamlı anlattık. Hukuk üstün tutulmayıp, çeşitli şekillerde imtiyaz sağlanıp önü açılan ve üstün kılınanların hukuku uygulandığında; liyakat önemsenmeyip, adam kayırıldığında, haksızlıklara göz yumulup, kişiler kendini güvende hissetmeyince, uygulanması gereken olağan prosedür bir yana bırakılıp; bir yerlerde iş bitirecek palazlandırılmış adam arayışı başladı, neticede; devlete, bürokrasiye ve en önemlisi de adalete güven sarsıldı. Hukuktan, eğitime, yatırımdan toplumsal barışa kadar getirdiği maddi ve manevi olumsuz sonuçlarını saymakla bitiremeyiz. Artık, öncelikle siyasi iktidardan başlayarak toplumun her kesiminin dikkatli olması gerekmekte. Araştıran, sorgulama yeteneği güçlü, körü körüne biat etme kültüründen uzak, uyanık, bilinçli bireyler yetiştirmeli ve bunun önünü de açmalıyız.
Değerli hukukçular, sözlerime son verirken; Adalete ve hukuka duyulan güvenin artacağı hukukun üstün olacağı, insan hak ve özgürlüklerinin arzulanan seviyeye geldiği ve tüm yurttaşların bundan eşit olarak nasibini aldığı, demokrasinin temel ilkelerinin hüküm sürdüğü,avukatın emeğine göz dikilmediği, yasal olan vekalet ücretine yasaya aykırı olarak sınır konulmadığı, eğilip bükülmeyen, dik duran, cübbede düğme aramayan bağımsız bir yargı dileğiyle, yeni adli yılın meslektaşlarımıza ve tüm yargı camiasına hayırlı olmasını dilerim.

Av.Ahmet ATAM

Kütahya Baro Başkanı
 
 

 

25.09.2017 Pazartesi