TÜRK CEZA KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN HK.
Tarih: 30.05.2022| Okunma Sayısı: 60

7406 sayılı "Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", 27 Mayıs 2022 tarihli 31848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Özellikle kadının mağduru olduğu bazı suçlarla ilgili cezayı ağırlaştıran, bazı suçlarda ise cezanın alt sınırına dair düzenlemelere ve uzun zamandır suç haline getirilmesi için mücadele verilen ısrarlı takip suçuna yer verildiği görülen düzenlemede, takdiri indirim nedenlerini düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 62. maddesinin ikinci fıkrasında da değişiklik yapılmaktadır. Bunun yanında TCK’da yapılan değişikliklere paralel olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) da değişiklikler öngörülmüştür.

Türk Ceza Kanunu’na Suçun Mağdurunun Kadın Olması Halinin Eklendiği Düzenlemeler

  • Kasten öldürme suçunun nitelikli hallerini düzenleyen TCK 82. maddesine eklenen (f) bendi ile kasten öldürme suçunun kadına karşı işlenmesinin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak belirlenmiştir.
  • Kasten yaralama suçunu düzenleyen TCK 86. maddenin ikinci fıkrasına eklenen cümle ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralama suçunun "kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı altı aydan az olamaz".
  • İşkence suçunu dü zenleyen TCK 94. maddenin ilk fıkrasına eklenen cümle ile "bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz".
  • Eziyet suçunu düzenleyen TCK 96. maddenin birinci fıkrasına eklenen cümle ile "suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz".
  • Tehdit suçunu düzenleyen TCK 106. maddenin ilk fıkrasına eklenen cümle ile "bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz".

Türk Ceza Kanunu’nda Yapılan Değişikliğe Paralel Biçimde Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Öngörülen Değişiklikler

  • Tutuklama nedenlerini düzenleyen CMK 100. maddenin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde tutuklama nedeni var sayılabileceği öngörülen ve "katalog suçlar" olarak bilinen suçlara kasten yaralama suçunun "beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı", "canavarca hisle" işlenmesi nitelikli halleri eklenmiştir.
  • Mağdur ile şikayetçinin haklarını düzenleyen CMK 234. maddesinin soruşturma ve kovuşturma evresinde vekili bulunmaması halinde baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme hakkının kapsamı genişletilerek cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara "çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence ve eziyet suçları" da eklenmiştir.
  • Yine aynı düzenlemede eklenen iki bent ile "i) Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu" ile "j) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu" da katalog suçlar arasında girmiştir.
  • Kamu davasına katılanın haklarını düzenleyen ve mağdur veya suçtan zarar görenin davaya katıldığında, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilme hakkını düzenleyen CMK 239. maddeye yapılan ekleme ile bu kapsama "çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence ve eziyet suçları" da dahil edilmiştir.
  • Uzlaştırmayı düzenleyen CMK 253. maddesinin uzlaşma yasağını düzenleyen üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle "soruşturması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda" öngörülen bu yasak kapsamına "ısrarlı takip suçu (TCK 123/A)" da eklenmiştir.

Bundan başka "Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi" başlıklı TCK 113. maddesine suçun konusunun "sağlık hizmeti" olması halinde cezanın artırılacağını öngören fıkra eklenmiştir. 

Ayrıca 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na madde eklenmek suretiyle  "Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ilgilinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek" karar verme yetkisi verilen Mesleki Sorumluluk Kurulu oluşturulmuştur.

Bilgilerinize sunarız.

7406 Sayılı Kanun İçin Tıklayınız

 

27.06.2022
AV. AHMET ATAM
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.